TEMA Vakfı İnsan Kaynakları Bölüm Başkan Yardımcısı Beyza İlhan: “TEMA’da ekip olarak toplumsal faydaya odaklanıyoruz”

Esas Sosyal tarafından hayata geçirilen ve yeni mezun gençlere istihdam imkânı sağlayan İlk Fırsat Programı katılımcılarından Mehmet Öngül ve Gökçe Kutlu, ilk iş fırsatlarını TEMA Vakfı’nda yakaladı. Kaynak Geliştirme ve Satın Alma departmanlarında görev yapan Mehmet ve Gökçe ile bir araya geldik. TEMA Vakfı İnsan Kaynakları Bölüm Başkan Yardımcısı Beyza İlhan’ın da katılımıyla gerçekleştirdiğimiz sohbette STK’ların gençlere sunduğu imkânları ve İlk Fırsat programını konuştuk.

Beyza Hanım, TEMA’daki görevinizden ve ekibinizin sorumluluklarından kısaca bahseder misiniz?

TEMA Vakfı’nda 2014 yılından bu yana, İnsan Kaynakları Bölüm Başkan Yardımcısı olarak çalışıyorum. Vakıf değerlerimiz ve iş gereklerine uygun insan kaynağını istihdam etmek, sürekli gelişen insan kaynakları sistemleri ile çalışan verimliliğini arttırmak, gelişimlerine destek olmak, çalışanlar arası iş birliğini sürekli geliştirmek ve motivasyon düzeylerini yükseltmek bizim sorumluluğumuzda. Ayrıca çalışanların vakfa olan bağlılıklarını arttırarak güçlü bir vakıf kültürünün yerleşmesini sağlamak gibi tüm IK fonksiyonlarının yerine getirilmesinden sorumluyuz. Tüm bu süreci iki kişilik bir ekiple yürütüyorum.                         

Gençlerin STK’larda çalışması sizce onlara nasıl fırsatlar sunabilir?

Öncelikle STK’da çalışan genç profesyoneller özgüvenlerini daha hızlı geliştiriyorlar. STK’larda her şey gönüllülük temeline dayandığından yoğun bir ekip çalışması yapıyoruz. Özel sektöre göre daha küçük kadrolarla çalıştığımız için herkes olabildiğince birbirine destek olmaya çalışıyor. Ekip çalışması da beraberinde daha aktif ve sosyal olmayı getiriyor.

Siz sivil alanda çalışmaya nasıl başladınız? Neden STK’da çalışmayı tercih ediyorsunuz?

Ben, 2014 yılına kadar özel sektörde çalıştım. STK alanında yeni biri olarak bu alanı tanımaya çalışıyorum. İnsanlar STK’larda daha enerjik ve gözlerinin içi parlayarak çalışıyor. Birbirimizle rekabet etmek yerine takım olarak ortak bir amaca hizmet etmeye odaklanıyoruz. Bunun benim için son derece keyifli bir deneyim olduğunu söyleyebilirim.    

Herkesin gözünün içinde enerji var, o enerjiyi görüyorsunuz. Burada insanı tutan da o. Çok fazla iş var, sorun var, sürekli gündemden etkileniyorsunuz. Bir iş yaparken dışarda başka bir iş oluyor, tüm gündeminiz ve iş planlarınız değişebiliyor. Bu alanda çalışmanın zor tarafları olmakla beraber, keyif veren tarafları daha ağır basıyor. İyi ki TEMA Vakfı’nı seçmişim, iyi ki sivil toplumu seçmişim diyorum.  STK’larda çalışmak insanın karşısına başka kapılar da çıkartıyor. Özellikle network anlamında çok fazla katkısı oluyor. Keşke, STK kariyerime daha önce başlasaydım diye düşünüyorum.

Mehmet, sen de bize TEMA’daki görev ve sorumluluklarından kısaca bahseder misin?

Esas Sosyal’in İlk Fırsat programı kapsamında TEMA Vakfı’nda, Kaynak Geliştirme Sorumlusu olarak görev yapıyorum. Bağışçı veri tabanının yönetilmesi, güncellenmesi ve geliştirilmesini sağlamaktan sorumluyum. Ayrıca, kaynak geliştirme stratejilerinin geliştirilmesine de destek oluyorum. Bağış kampanyalarımız kapsamında çeşitli kurum ve kişilerle iletişim halindeyim. Temel hedefimiz, bu bağışların istikrarlı olması. Bu kapsamda, bağışçılarla koordinasyonu düzenlemek benim en önemli görevlerim arasında yer alıyor.

TEMA’da geçirdiğin süreyi değerlendirerek, başladığın günle bugün arasındaki değişimden biraz bahseder misin?

TEMA Vakfı benim kendi yetkinliklerimi keşfetmem, farkındalıklarımı ise arttırmam için teşvik edici bir rol oynadı. Her gün yeni şeyler öğreniyorum ve farklı profillerdeki birçok kişiyle temas kuruyorum. Bu durum, stratejik olarak sorunlara yaklaşımımı değiştirirken, karşılaştığım sorunları öğrenme fırsatına dönüştürmeme olanak sağlıyor. Operasyonel süreçte uyumu sabit bir roller topluluğu olarak görmek yerine, öğrenen-öğreten ve sürekli değişen bir sistemler bütünü olarak algılamayı öğrendim. İstekler karşısında ise farklı alternatifler yaratırken bunu en iyi şekilde sunarak sonuca ulaşırken çok keyifli deneyimler yaşadım.  

Edindiğin en önemli deneyim ne oldu?

Gün içerisinde birçok e-posta alıyoruz, birçok temasımız oluyor. Bu tür iletişimde yüz yüze iletişimden daha fazla aksaklık yaşanabiliyor. İletişimin sağlıklı ilerlemesini sağlamak çok önemli çünkü insanların karşısında TEMA Vakfı’nı temsil ediyorum.  

En son yaşadığım bir olaydan bahsedeceğim size. Bir bağışçımız aradı, çok gergin ve sinirliydi. Anlaşılan o ki istediği bir işlemi gerçekleştirememişti. Birkaç dakika beni dinlemeden konuşmaya devam etti, ben de kendisini dinleyerek sakinleşmesini bekledim. Kendisine sorununu anladığımı ve çözümü için elimden geleni yapacağımı söylediğimde biraz sakinleşti. Ardından ben çözüm sürecini aktarırken birden duygulandı, bunu hiç beklemiyordum. Durumun aslında bizimle ilgisi olmadığını, yaşadıklarından dolayı kendisini kötü hissettiğini, olumlu yaklaşımımın kendisine çok iyi geldiğini söyledi. Kendisiyle daha sonra görüşmelerimiz devam etti ve bağışını aldık. Sonrasında gönderim sürecini takip ettik. Bu olay bana karşı tarafı önyargısız ve sabırlı bir şekilde dinlemenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Sorunlar her zaman olacak, önemli olan doğru çözümleri üreterek bunları hayata geçirebilmek.

Bundan sonraki süreç için kariyer hedeflerini öğrenebilir miyiz?

Uzun dönem stratejik planların oluşturulması ve yönetim danışmanlığı konularında kendimi geliştirmek istiyorum. Bu bağlamda iş geliştirme ve planlama hedeflerimin arasında yer alıyor. Bunun yanında etkili portföy yönetimiyle pazarlama ve kurumsal iletişim departmanlarında çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyorum.

Yeni mezun arkadaşlarına ilk işi arama sürecinde neler yapmalarını önerirsin?

Mezuniyetimden önce stajın çok önemli ve gerekli olduğunu düşünüyordum. Büyük çaplı şirketler yaz döneminde staj imkanı sunduğu kişilerle daha sonra uzun vadeli çalışmak isteyebiliyor. STK’ların da deneyim kazanmak açısından çok iyi fırsatlar sunduğunu gördüm, gönüllü olarak çalışmak da aslında önemli bir iş deneyimi. Bunun dışında öncelikle hedeflerini belirlemeleri gerekiyor. Çalışma hayatından beklentileri nedir? Öncelikle çalışma hayatından beklentilerini ve amaçlarını netleştirsinler çünkü bu konu karar verirken onların pusulası olacak. Esneklik ve uyumun ne kadar önemli olduğunu ise akıllarından çıkarmasınlar. Umutsuzluk duygusuna düşmeden her fırsatı değerlendirerek kendilerini bu süreçte geliştirsinler. Her daim kapıları zorlayan olsunlar.  İlk fırsatın nereden çıkacağı belli olmuyor.                                         

Gökçe, bize TEMA’daki görev ve sorumluluklarından kısaca bahseder misin?

Ben TEMA Vakfı’nda Satın Alma ve İdari İşler Sorumlusu olarak çalışıyorum. Satın alma süreçleriyle ilgili kurum içinden gelen taleplerin en kısa sürede karşılanmasına yönelik bütün süreçlerin içerisindeyim. İdari işler, zimmet gibi süreçler içerisinde rol alıyorum. Ayrıca kullanılmış kağıt bağışları oluyor. Araç yönlendirme ve bağış yapılması konusunda da çalışmalarımız var.

TEMA’da geçen süreyi değerlendirerek, başladığın günle bugün arasındaki değişimden biraz bahseder misin?

TEMA Vakfı’nda 8. ayımın içerisindeyim. İlk günkü Gökçe ile bugünkü Gökçe arasında çok fark var. Vakıf bünyesinde çalışmak iş hayatına farklı bir pencereden bakmamıza neden oluyor. Daha önce gönüllü olarak çalışmakla birlikte sivil toplum ile bu kadar yakın temasta değildim. Bir iş günümüz oldukça yoğun geçiyor.  Mali işler, iş geliştirme ve birçok departmanla dirsek temasımız var. Bu sayede, hangi departmanın hangi işlerden sorumlu olduğunu öğreniyorum. TEMA Vakfı’nda çalışmaya başlayınca aslında gerek STK’lar gerek çevre ile ilgili bilmediğim çok fazla konu olduğunu da fark ettim.          

Edindiğin en önemli deneyim ne oldu?

Her gün yeni bir deneyim aslında, her gün yeni bir şey öğreniyorum. Vakıfta çalışmak çok geniş yelpazede kişiler tanımamızı sağlıyor. Bizim acımız burada bağış alarak ayakta kalabilmek ve doğaya, çevreye yarar sağlayabilmek. Dolayısıyla insan ilişkileri açısından tecrübe ve bakış açısı geliştirmeye çalışıyoruz ve bu benim için çok önemli. STK’da çalışmak çok geniş yelpazede insanlarla tanışmak ve iş birliği yapmayı gerektiriyor.

Bundan sonraki süreç için kariyer hedeflerini öğrenebilir miyiz? 

Günümüz şartlarında net bir planlama yapmak mümkün olmamakla birlikte, satın alma tecrübem dolayısıyla satın alma, tedarik zinciri, lojistik gibi departmanlara sıcak bakıyorum. Bir STK’da çalışmaktan son derece mutluyum, ama özel sektörü de düşünebilirim. Fikirlerimle insanlara yardım edebileceğim, işe yaradığımı düşündüğüm ve katkıda bulunabileceğim herhangi bir yerde çalışmak mutlu bir kariyer olur benim için. Kendimi ve kurumumu canlı tutanın bu olduğunu düşünüyorum.

Yeni mezun arkadaşlarına ilk işi arama sürecinde neler yapmalarını önerirsin?

Öncelikle, eğer kriterleri karşılıyorlarsa İlk Fırsat’a başvurabilir, İlk Fırsat sayesinde bizim elde ettiğimiz çok farklı profillerdeki iş insanlarıyla tanışma, onların deneyimlerinden faydalanma şansını elde edebilirler. Ayrıca, staj ve gönüllü olarak çalışmanın da çok önemli kazanımları oluyor. Bu sayede hem deneyim kazanıyor hem de profesyonel çevrelerini geliştirebiliyorlar. Çalışmak için mezun olmayı beklemesinler.