“STK’lar ve İlk Fırsat gençlerin potansiyelini ortaya çıkartıyor''

Yeni mezun gençlerin ilk iş deneyimlerine kazanmalarına yardımcı olmak üzere Esas Sosyal tarafından hayata geçirilen İlk Fırsat programına destek veren TEV, programın iki katılımcısını istihdam ediyor. İlk iş deneyimlerini TEV’de yaşayan Duygu Özcan, Pelin Ak ve yöneticileri Kübra Avtepe, Serpil Gümüş ile sivil toplum kurumları kültürü ve İlk Fırsat programını konuştuk.

KÜBRA AVTEPE – Türk Eğitim Vakfı (TEV) İnsan Kaynakları Müdürü: “Pazartesi Sendromu Yaşamadan Çalışıyoruz”

TEV’deki görev ve sorumluluklarınızla ilgili bize biraz bilgi verebilir misiniz?

2010 yılından beri TEV’de IK müdürü olarak çalışıyorum. Ben TEV’de göreve başladığımda 44 yıllık bir vakıftı ama IK departmanı yoktu. Aradan geçen 6 yıl içinde çok hızlı bir değişim süreci yaşadık ve çok önemli adımlar attık. Aslında iki kişilik bir departmanız. Bu yıl aramıza bir de İlk Fırsat katılımcılarından Duygu katıldı. İşe alım, idari işler, satın alma, performans denetimi, kademelendirme, eğitimlerle ilgili tüm süreçler bizim departmanımız tarafından gerçekleştiriliyor.  Dolayısıyla çok ciddi bir iş yoğunluğumuz var. Bizim ekipte başlayan herkes çok hızlı bir şekilde işin içine girmek ve öğrenmek zorunda.

Sizin STK da çalışma süreciniz nasıl gerçekleşti? TEV’den önce de bir STK geçmişiniz var mıydı?

Ben özel sektörden STK’lara geçenlerdenim. Öncesinde 15 yıl boyunca Tofaş Fiat’ta IK departmanında çalıştım. Tofaş’ın Fiat ortaklığından dolayı bir Fiat fonumuz vardı, Fiat’ın kendi kültürünü benimsetmeye yönelik oluşturduğu fonu kullanmak için bir proje geliştirdik. Proje kapsamında mühendislik fakültelerinden mezun olan gençlere İtalya’da yüksek lisans imkânı sağlayarak, Türkiye’ye döndükleri zaman Tofaş’da işe alacaktık. Yüksek lisansa gönderilecek gençlerin seçimini nasıl yapacağımızı düşündük ve en sonunda TEV ile iş birliği yapmaya karar verdik. TEV’in hali hazırda 8 ülke ile iş birliği vardı. Seçim sürecini beraber yürüttük.

Ardından TEV’den aldığım davetle buraya geldim. Açıkçası benim için biraz zordu. Hem 15 yıldır çalıştığınız bir kurumdan ayrılmak sıfırdan bir düzen biraz ürkütücü geliyor ama şimdi hayatımda verdiğim en doğru karar diyorum.

Neden böyle düşünüyorsunuz?

Geriye dönüp baktığımda kurumdaki değişikliği gördükçe burada benimde payım var demek çok önemli. Burada duygusal olarak bağ kurduğunuz bir iş yapıyorsunuz. Bizde pazartesi sendromu yok, gerçekten işe koşarak geliyorsun. Bazen çok yoğun çalıştığımız için arkadaşlarımız bana sonrasında sitem edebiliyor. Evet, pazartesi sendromu yok, çünkü yedi yirmi dört çalışıyoruz. Ama burada çalıştığınızı hissetmiyorsunuz. Çünkü aslında yaptığınız kazanım, yaptığınız her iyileştirme bir öğrencinin hayatına dokunuyorsunuz. Bundan güzel bir şey olabilir mi?

STK’larda daha az çalışıldığı gibi bir algı var. Ama aslında durum bunun tam tersi, bağışlarımızın bize emanet ettiği mal varlıkları var, bunlar ciddi sorumluluklar. Onun için manevi yönden de biz çok besleniyoruz. Yani kısaca ben aslında amatör ruhumuzu kaybetmeden profesyonelce çalıştığımızı düşünüyorum.

Hem özel sektörü hem de STK dünyasını deneyimlemiş biri olarak siz, gençlerin STK'larda işe başlamalarını ya da STK'larda çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? STK’ların ona ne gibi fırsatlar sunabileceğini düşünüyorsunuz?

Gençler STK’larda çok ciddi deneyim kazanıp, sonra dilerlerse özel sektöre geçebilirler. Bizim kuşağımız kırklı yaşlarda, biraz daha kendimizi sorgulayıp bu noktaya geldik, gençler bu konunun çok daha erken farkına varıyorlar artık. STK’larda çalışma ortamındaki ilişkiler genellikle daha güçlü ve bu sayede okuldan işe geçişleri için daha yumuşak bir geçiş imkânı sağlıyoruz. Gençlerin hayat görüşüyle STK’ların yaklaşımı çok paralel. Bir iş baskıyı yok, ancak elbette yapılacak iş çok fazla. Çalışanlarımız yoğun ama mutlu olduklarını söylüyorlar.

TEV’de çalışanlarımızın gelişimlerini sürekli destekliyoruz, çünkü STK’larda kapasite gelişimi büyük önem taşıyor. Bu nedenle STK’ların gençler için çok önemli bir kariyer patikası olduğunu düşünüyorum. STK’larla ilgili bir diğer yanlış yargı da, ücretleri düşük olduğu yönündeydi. Türkiye’de ilk defa 12 STK’nın katıldığı bir ücret araştırması yaptırdık. Ücretlerimiz belli bir piyasa seviyesine yaklaştı. Dolayısıyla özel sektörden profesyoneller de gelip çok rahat bir şekilde bizde çalışabiliyor.

TEV İK Sorumlusu Duygu Özcan: “İlk Fırsat ile hayallerimi yaşıyorum”

TEV’deki görev tamimin ve görev ve sorumluluklarından bahseder misin bize?

-Kübra Hanım’ın da bahsettiği gibi insan kaynakları departmanının yürüttüğü tüm süreçlerin içinde yer alıyorum. Satın almadan bordrolamaya, gönüllülükten personel yönetimi ve özlük işlerine kadar pek çok konu üzerine çalışıyorum. Tüm bu süreçte başta Kübra Hanım olmak üzere, ekibimizden büyük destek görüyorum. 

TEV’de işe başlayalı yaklaşık altı ay oldu. İlk ayından bugüne değerlendirmek gerekirse nasıl bir süreç yaşadın? Kendinde mutlaka bazı değişimler görüyorsundur.  Biraz bize onlardan bahsedebilir misin?

Aslında işe ilk girdiğim ilk gün sabah işe gelirken duyduğum heyecanı hala duyuyorum. Kendimi yuvama dönmüş gibi hissediyorum burada. Çok rahat bir çalışma ortamımız var ve hiç yabancılık çekmedik. Buraya gelir gelmez herkes bizi kendi evinde ağırlar gibi karşıladı. Hem işe hem de ofis ortamına çok kolay adapte oldum bu sayede. İşlere direkt dâhil olduğum için öğrenme sürecim çok hızlı oldu ve hemen uygulama aşamasına geçtim. Daha önce de İK alanında staj yapmıştım. TEV’de öğrendiklerimi birebir uygulama şansına sahibim. Çok yoğun bir tempoda çalışıyoruz ve bu benim için inanılmaz bir tecrübe. Başka bir yerde iki üç sene içinde edinebileceğim tecrübeyi burada altı ayda kazandım. 

Bu altı ay içinde en önemli deneyimin ne oldu?

Açıkçası beni burada en çok etkileyen şey Kübra Hanım’ın bir cümlesi oldu: ''Duygu sana baktığım zaman kendi gençliğimi görüyorum''.  Demek ki doğru yoldayım diyorum. Gelişimimi destekleyen bir yöneticim var. Doğru yaptığımda da yanlış yaptığımda da bana geri bildirim vereceğini biliyorum. Bu açıdan çok şanslıyım.

Bundan sonrası için kariyer hedeflerin biraz daha belirmeye başladı mı? Neler düşünüyorsun?

Aslında şu an planladığımı yaşıyorum, olmak istediğim yerdeyim. İK alanında çalışmaya son sınıfta karar vermiştim. Stajlarımı bu alanda yapmıştım. Adana’dayken 6 yıl kadar gönüllü çalışmalarda bulundum. Benim mesleğim bu olmalı diye düşünüyor, ama bunu gönüllü olarak değil, profesyonel olarak yapmak istiyordum. Bu nedenle TEV’de hayalimi yaşıyorum. Bir vakıfta çalışıyorum, gönülden çalışıyorum ama İK departmanında görevli bir profesyonelim. İstediğim mesleği yapıyorum.  Bu benim için inanılmaz bir şey.

İş arama sürecinden yeni çıkmış biri olarak,  yeni mezunlara bu dönemi yeni atlatmış biri olarak neler tavsiye edersin?

Öncelikle dışarda söylenenlerin hiç birine kulak asmamaları gerekiyor. Motivasyonlarını kaybetmeden önlerine bakmaları lazım. Mezuniyetinizden kısa süre sonra ''sen mezun oldun boşuna mı okudun'' sözlerini sürekli duyar duymaya başlıyorsunuz. Bunlara hiç kulak asılmamalı. Kendime neler katabilirim, eksiklerimi nasıl tamamlarım, almam gereken eğitimler var mı bunları düşünsünler. Ben inancımı hiç kaybetmemiştim. Evet, uzun bir süreçti, her gün 15-20 iş başvurusu yapıyordum. Ama ne istediğimi biliyordum ve sonunda istediğim yerdeyim.

Aslında sana İlk Fırsat hayatinin şansını sunmuş bir anlamda, değil mi? 

Gerçekten İlk Fırsat benim için büyük bir şans. Hayatimin donum noktası diyebilirim.

TEV Bağış Projeleri Yönetmeni Serpil Gümüş: “İlk Fırsat, gençlere değer veren bir program”

Sizin TEV’deki görevinizi ve sorumluluklarınızı öğrenebilir miyiz?  

Bir buçuk yıldır TEV’de ağış projelerinde yönetici olarak çalışıyorum. Aslında 50 yıllık bir vakıf için çok yeni bir sure ancak o kadar güzel bir kurum kültürü var ki çok uzun zamandır burada çalışıyor gibi hissediyorum. Bağış projeleri tarafında kurumsal iş birlikleri, kurumsal ve bireysel bağışlar etrafında projeler geliştirmekteyiz. Bunlarla birlikte yeni bağışçıları kazanılması ya da mevcut bağışçılarla yapılan iş birliklerini geliştirilmesine yönelik bir süreçleri de yönetmeyiz.  Bağış konusunda benimle birlikte 30 kişilik bir ekip çalışıyor. Ancak kurumsal iş birliktelikleri konusunda ben ve Pelin’in dahil olduğu üç kişilik bir ekibiz.

Sizin STK’da çalışmaya başlamanız nasıl oldu? Daha önce özel sektörde miydiniz sizde?

Aslında ben de özel sektörden STK’lara geçen şanslı insanlardanım.  Özel sektörde 13 yıl, pazarlama iş geliştirme ve marka yönetimi tarafında çalıştım. Daha sonra kariyerime STK’larda devam etme kararı aldım. Bu kararda kurumsal itibar üzerine hazırladığım doktora tezimin de katkısı oldu. Çünkü kurumsal itibarı sağlayan en önemli etkenlerden biri sosyal sorumluluk projeleri. STK’ların akademik çalışmalarımın yanı sıra, sahaya da inebileceğim bir iş imkânı sağlaması beni çok heyecanlandırmıştı. Bu süreçte TEV ile yollarımız kesişti ve burada olmaktan çok mutluyum.

Gençlere STK'da çalışmayı önerir misiniz? STK'lar gençlere iş hayatı için onlara ne gibi fırsatlar sunabilir?

Esas Sosyal’in geliştirdiği ve TEV olarak bizim de paydaşı olduğumuz İlk Fırsat programı, ülkenin çok önemli bir ihtiyacına yanıt oldu. İlk Fırsat, gençlerin iş bulmalarında en önemli sorun olan deneyim eksikliğini, STK'da çalışarak aslında ne kadar kıymetli değerlere dönüşebildiklerini ve onlara fırsatlar sunulursa çok güzel işler çıkartabileceklerini ortaya koyan bir model. 

STK’larda edindikleri deneyim özel sektöre daha yumuşak bir geçiş yapmalarını da olanak sağlıyor. Özel sektör, rekabetin hızlı yaşandığı ve zaman zaman acımasız geri bildirimlerin yaşandığı bir alan. Gençler, STK’larda farklı birimler ve farklı yöneticilerle çalışarak aslında çok boyutlu deneyim kazanıyorlar.

TEV Bağış Kabul Sorumlusu Pelin Ak: “TEV ve İlk Fırsat sayesinde çok şey öğrendim”

Pelin,  buradaki görevin ve sorumluluklarından biraz bahseder misin?

Ben TEV’de bağış kabul sorumlusu olarak çağrı merkezi yoluyla bağışçılardan gelen bağışları alıyoruz ve sistematik bir şekilde kayıtlarını yapıyoruz. Güzel bir ekip çalışmamız var. Günlerim yoğun geçiyor ama yöneticilerimizin desteğiyle her gün yeni bir şey öğreniyorum. İlk Fırsat programı sayesinde TEV’de işe başlamak benim içinde çok büyük bir şans oldu. Benimde burada altıncı ayım geride kaldı. İşe giden gibi değil ailemin yanına gider gibi hissediyorum. Kübra Hanım’a katılıyorum. Burada gerçekten pazartesi sendromu yok. 

İlk Fırsat, sizler için bir yıllık bir program ve yarısını tamamladınız. Geride bıraktığımız bu altı ayı kendi açından nasıl değerlendiriyorsun?

İlk Fırsat programı kapsamında TEV’de geçirdiğim altı ay içinde, hem yöneticilerimin tavsiyelerine uyarak kendimi geliştirme imkân buldum, hem de TEV ve İlk Fırsat’ın düzenlediği birçok etkinliğe katildim. Bu süreçte beni en çok etkileyen ise TEV’in 49. Yıl kutlaması oldu. Bahsettiğim gibi ben bağış alanında çalışıyorum. 49. Yıl gecemizde bursiyerler ve bağışçıların birbirleriyle olan iletişiminden çok etkilendim.

Bundan sonraki süreçte kendi kariyerin için nasıl bir yol haritası oluştu kafanda?

Burada gerçekten aynı anda çok fazla şey öğreniyorum. Kurumu, bağış metotlarını ve bağışçı tiplerini öğrenmek için ofiste görevlendirilmiştim. Ama artık sahaya çıkacağım. Hatta Yardımseverlik Koşusunda sahada aktif görev alacağım. Burada olmaktan gerçekten çok mutluyum.

Yeni mezun olan arkadaşlarına iş arama süreçlerine destek olmak için sen neler önerirsin?

Kesinlikle iş arama sürecini sakin bir şekilde atlatmalılar. Paniğe kapılmadan, ne iş olursa olsun demeden fırsatları kovalamaları gerekiyor. Bende iş arama sürecinde açıkçası üzüldüğüm, motivasyonumun düştüğü zamanlar oldu ama inancımı kaybetmedim ve karşıma İlk Fırsat çıktı. Çok iyi bir şekilde araştırma yapsınlar. Mutlaka istedikleri gibi bir fırsat karşılarına çıkacaktır.