Lobby PR Ajans Başkanı Özge Uzun ''Bir kişilik özelliği olarak dürüstlük ve samimiyete çok önem verdiğimi belirtmek isterim"

Lobby PR Ajans Başkanı Özge Uzun ve İlk Fırsat 2017 Katılımcısı, Lobby PR Ajans Raporlama Uzmanı Kübra Aydın ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajda hem yöneticilerin yeni mezunlarda aradıkları yetkinlik ve özellikleri, hem de gençlerin iş hayatına geçişte rekabet güçlerini arttırabilmeleri için zamanlarını nasıl değerlendirebileceklerine dair konuştuk.

Keyifle okumanız dileğiyle... 

 

Özge Hanım, şu an üniversitede olsaydınız iş hayatına hazırlanmak için ne yapardınız?

Bir işi en iyi şekilde hayata geçirmenin yolunun kişinin o alanda uzmanlaşmasına bağlı olduğuna inanıyorum. Bu nedenle, üniversite yıllarımdan itibaren bugün faaliyet gösterdiğim sektörde çalışmalarım oldu. Ancak, yıllar geçtikçe eğitimin yanı sıra çeşitli alanlarda edinilen deneyimlerin hem geleceğimizi şekillendirme hem de aldığımız eğitimi en doğru biçimde hayata geçirme konusunda büyük önem taşıdığına tanık oldum. Bu nedenle, tekrar geriye dönme fırsatım olsaydı, diğer disiplinlerdeki kuruluşlarda da staj yapmak isterdim. Bugün çeşitli sektörlerdeki markalara stratejik iletişim danışmanlığı veren bir kişi olarak, böyle bir deneyim, farklı iş alanlarına ilişkin yıllar içinde edindiğim bilgi ve tecrübeyi çok daha önce edinmeme fırsat sağlamış olurdu diye düşünüyorum.

Diğer taraftan, iş hayatımızın yanı sıra yaşamımıza da yön vermemizi sağlayan deneyimleri artırmanın yolu, kuşkusuz bilgiyi kaynağından öğrenmek ve yaşamı gözlemlemekten geçiyor. Bunun temelini de farklı yabancı dilleri konuşabilmek ve değişik kültürlere bizzat tanık olmak oluşturuyor. Bu konuda İngilizce ve İspanyolca’nın bana çok yararı olduğunu söylesem de Fransızca ya da uzak doğu dillerinden bazılarını da konuşmayı, o kültürleri de kendi dillerinden tanımayı isterdim doğrusu. Dolayısıyla, dünyayı görmek ve anlamak için her fırsatta work&travel, interrail gibi fırsatları değerlendirirdim sanırım. Tabii günümüzün en olmazsa olmazı dijitalleşme konusuna da eğitim hayatımda yer açardım.

İçinde bulunduğumuz bu olağanüstü süreçte gençlere iş hayatına geçişte rekabet güçlerini arttırabilmeleri için zamanlarını nasıl değerlendirmelerini önerirsiniz?

Yukarıda da belirttiğim üzere bu süreci, kendilerini geliştirirken deneyim kazanabilecekleri fırsatları değerlendirerek geçirmeleri çok önemli. Bunun yanı sıra kültürel faaliyetleri asla ihmal etmemelerini öneririm. Hayatın akışına seyirci kalmak yerine; merak duygusunu yitirmeden içinde yer almak çok önemli. Bunu gerçekleştirenlerin sadece iş yaşamında değil hayatın her alanında daha güçlü adımlar atacağına inanıyorum.

İş hayatına yeni başlayan birinde aradığınız en önemli 3 yetkinlik nedir?

Bu noktada, yetkinlikten ziyade bir kişilik özelliği olarak dürüstlük ve samimiyete çok önem verdiğimi belirtmek isterim. Bu temel değerlere sahip olan kişinin yeniliklere ve öğrenmeye açık olacağını, ürettiği fikirleri açık yüreklilikle savunabileceğini, yaptığı her işe yoğunlaşarak edindiği bilgiyi hayata geçirebileceğini düşünürüm. Bu nedenle de bu yetkinlikleri çok önemserim.

 

Sizce gittikçe dijitalleşen dünyada başarılı olmak için gençler hangi konularda kendini yetiştirmeli?

“Yeni normal” günümüz dünyasında sıklıkla kullanılan bir kavram. Hızla gelişen teknoloji ve dijitalleşen dünya, bilginin serbest dolaşımını sağlayarak önümüzde müthiş bir ufuk açıyor. Bununla birlikte, ulaşılan bu uçsuz bucaksız bilgiyi hayata geçirmek için yaşamın içinde yer almak gerekiyor. Kaldı ki, geleceğin oluşmasında dijitalleşen dünyanın önemli payı olacağına göre, gençlerin daha çok okumasının yanı sıra bizzat yaşayarak, gözlemler yaparak “yeni normalin” içinde yer alması onların her konudaki başarısını daha da artırmış olacak.

Sizce İlk Fırsat programı gençlere ilk işlerine geçişte ve iş dünyasına kalifiye iş gücü sağlamak konusunda nasıl bir değer yaratıyor?

Gençler iş dünyasına adım attıklarında hızlı olmakla aceleci olmayı karıştırıyorlar. Bana göre, bu programın en büyük artısı, gençlere aceleci olmadan emin adımlar atmayı deneyimleme fırsatı sunması.

Kübra ile iki yılı aşkın bir süredir birlikte çalışıyorsunuz. Sizce İlk Fırsat katılımcılarında gördüğünüz en önemli farklılıklar nelerdir?

Yukarıda da belirttiğim üzere, samimiyet ve dürüstlük önceliğimi oluşturuyor. Bu değerlere sahip kişilerin; yeteneklerinin farkında, özgüveni yüksek, iş barışını önemseyen, sonuç odaklı, çözüm üreten bireyler olduğunu düşünürüm. Bu özellikleri kendisinde barındıran bir arkadaşımız olarak Kübra’nın en çok öğrenmeye açık olan yönünü sevdiğimi söylemek isterim. Ve tabii öğrendiklerini iş süreçlerinde uygulaması ve ekip çalışmasındaki başarısı da önemli farklılıklarından.

Kurumunuzun  yeni mezun işe alım politikası ve yeni mezunlarda aradığı özellikler nelerdir?

Sadece yeni mezunlarda değil profesyonellerde de aradığımız temel özellikleri yukarıda belirtmiştim. Bunlar dışında yeni mezunlardan beklentim ise merak ve öğrenme isteğini taşıyor olmaları. Bu özellikler, iş hayatına yeni atılan gençlerin çok daha hızlı deneyim kazanarak farklı sorumluluklar üstlenerek, kariyer basamaklarını daha hızlı tırmanmalarının yanı sıra iş verimliliğinin de anahtarını oluşturuyor.    

 

Sevgili Kübra, sen şuan üniversitede olsaydın iş hayatına hazırlanmak için neler yapardın?

Bir insanın sevdiği işi yapmasının hayat kalitesini arttıran en büyük zenginlik olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle önceliğim kendimi tanımak ve ilgi alanlarımı keşfetmek olmuştu. Üniversite kulüpleri kişinin ilgi alanlarını keşfetmesinde, kendisini tamamlamada önemli bir yere sahip. Geriye dönme fırsatım olsaydı daha fazla üniversite kulübünde yer alır ve aktivitemi daha da yükseltirdim. Öte yandan kulüpler kadar önemli olduğuna inandığım başka bir alan da sivil toplum kuruluşları. STK’lar kulüplerden farklı olarak iş yaşamını ve halkla ilişkileri gerçek anlamda deneyimleme olanağı sunuyor. STK’larda kesinlikle daha fazla yer alırdım.  Staj yapmak da neyi istemeyip, neyi istemediğimiz sorusuna cevap bulmamızda yol gösterici oluyor. Stajınızı pek çok farklı alanda yapmak deneyimi arttırıyor. Farklı alanlarda staj yapmak için imkanlarımı zorlardım. Hangi alanda çalışmak istediğime karar verdiğim zaman da kısa, orta ve uzun vadeli hedefler koyarak kendime bir yol haritası çizerdim.

Mezun olduktan sonra ne gibi sorunlarla karşılaştın? Bu süreçte İlk Fırsat Programı’na katılmış olmak nasıl bir fark yarattı?

Okuduğum bölümün iş imkanının kısıtlı olması ve çok fazla mezun vermesinden dolayı yaklaşık 1 yıl kadar iş arama sürecim oldu. Özellikle işverenlerin tecrübe aramaları önüme çıkan en büyük engellerdendi. İlk Fırsat 1 yıllık iş deneyimi sunarak önüme çıkan bu fırsat eşitsizliğini önemli derecede azalttı.  Yanı sıra iş bulamamanın yarattığı geleceği görememe halini de yıktı demek abartılı olmaz sanırım.

Yeni mezunlara iş arama ve kariyer hedefi belirleme süreçlerinde başarılı olabilmeleri için neler tavsiye edersin?

Mutlu oldukları ve gelecek gördükleri şeye odaklanmaları bence en önemlisi. Hedefe odaklanıldığı zaman başarının devamında geleceğine inanıyorum. Bu süreçte kendilerine sürekli olarak yatırım yaparak yetkinliklerini arttırabilirler. İş görüşmesine giderken başvurdukları pozisyonun, ilgili sektörde hangi görev ve sorumlulukları aldığını ve o sektörün o pozisyondan beklentilerinin neler olduğunu mülakat öncesinde bilmeleri mutlaka avantaj sağlayacaktır.

Hem iş hem de özel yaşamında sürekli gelişimi sağlayabilmek için hangi kaynakları takip ediyorsun? Sosyal izolasyon sürecinde zamanını nasıl değerlendiriyorsun?

İnsanın gelişimi hiç durmayan bir süreçtir. Kişinin gelişimi için günümüzde sınırsız kaynak var. Bu sınırsızlık ortaya pek çok yararsız ve geriletici kaynağı da sunuyor. İşte tam bu noktada güvenilirliğine inandığım ve bana ilham veren kaynaklara başvuruyorum. Gerek sosyal medya,  gerekse yazınsal kaynaklar yol gösterici oluyor.

Sosyal izolasyon süreci de kendimle hiç olmadığım kadar yalnız kaldığım bir dönem oldu ve öz eleştiri yapmamı sağladı. Bu süreç herkes için bir noktadan sonra yıpratıcı olmaya başladı. Benim ağırlıklı olarak yapmaya çalıştığım, bu sürecin beni yıpratmasına izin vermemek oldu.

Zihin ve beden sağlığımı korumak için yoga ve meditasyon harika bir deneyim oldu. Gerek iş yaşamı gerek sosyal yaşamımı tekrar gözden geçirerek yapmam gerekenlere dair bir liste oluşturdum.

İlk Fırsat kapsamında nasıl deneyimler kazandın?

İlk Fırsat benim için sıradan bir program değildi. İş deneyimi kazandırmanın yanı sıra insani değerlerin ve iş ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini gösteren iyi bir okuldu. İş yaşamında büyük öneme sahip olan iletişim becerisini önemli ölçüde İlk Fırsat Programı ile kazandım. 1 yıl boyunca aldığımız eğitimler, katıldığımız söyleşiler ve mentorluk desteği bu anlamda öğreticiydi. Yine İlk Fırsat, farklı sektörlerden pek çok yöneticiyle tanışmamı sağlayarak networkümü genişletti.

İki yılı aşkın bir süredir Lobby PR'da  çalışıyorsun. Bu süreç seni nasıl geliştirdi?

Teorinin tek başına yetmediği, pratiğin teorinin en temel tamamlayıcısı olduğu genel bir kabuldür. Bende Lobby PR’da iletişime dair bildiklerimi pratik etme ve kendimi bu alanda geliştirme fırsatını yakaladım. Müşteri İlişkileri, kriz yönetimi ve metin yazım dili üzerine birçok tecrübe edindim. Teorik bilgilerimi pratiğe aktarmak konusunda da kendimi geliştirme fırsatı edindim. İletişimde zamanla yarışmanın önemini kavradım, kısa zamanda neler yapabileceğime odaklanarak iletişim planı çıkarma konusunda kendimi ilerlettim.

Bundan sonraki kariyer hedeflerin nedir? 

İletişim ile tecrübe ettiğim birçok konuyu önümüzdeki süreçte de uygulamaya devam ederek yükselmek öncelikli hedefim. Lobby PR’da yükselmek ve yaptığım işte en iyisi olabilmek adına kendimi geliştirmeye devam etmek en büyük kariyer hedefim.

 

Yukarıda da belirttiğim gibi gelişim hiç durmayan bir süreçtir. Elbette ben de bu süreçten bağımsız biri değilim. Başta kişisel gelişimim olmak üzere yaptığım işi daha ileriye taşıyabilmenin yollarını aramaya devam edeceğim.