“İlk Fırsat, toplumsal bilinci arttıran bir program”

Esas Sosyal tarafından hayata geçirilen ve yeni mezun gençlere ilk iş imkânı sağlayan İlk Fırsat programı katılımcılarından Oya Güzel, AYDER'de "İletişim Sorumlusu" olarak çalışıyor. İlk fırsatını AYDER'de yakalayan Oya Güzel ve yöneticisi Alper Akça ile STK'ların gençlere sunduğu imkânları ve İlk Fırsat programını konuştuk.

ALPER AKÇA- AYDER Yönetim Kurulu Üyesi      

AYDER’deki sorumluluk alanlarınızla ilgili bize biraz bilgi verebilir misiniz?

2003’ten beri AYDER’de gönüllü olarak çalışmaktayım. Özel sektördeki işimin yanı sıra AYDER’in yönetim kurulunda yer alıyorum.  Özel projeler üretiyoruz ve ben bu projeleri birer marka olarak adlandırıyorum.   AYDER çatısı altında, özellikle Düşler Akademisi’nden doğan pek çok alt markamız var.

Elbette bu kadar projenin iletişimini tek başına gerçekleştirmek kolay değil. Bir desteğe ihtiyacımız vardı. Tam bu noktada karşımıza İlk Fırsat Programı çıktı ve katılımcılarından Oya’yı destek olması için iletişim ekibimize kattık.

Oya size hangi alanlarda destek oluyor?

Halkla İlişkiler, sosyal medya, özel projelerde iletişim çalışmaları ve atölye ve etkinlik koordinasyonunda Oya ile birlikte çalışıyoruz. Düşler Akademisi, Düşler Mutfağı, Social Inclusion Band, Düşler Kumpanyası, Kızlar Atakta gibi yarattığımız 15’e yakın proje/marka var.  Bunun yanı sıra derneğin de kurumsal iletişim anlamında temsil edilmesi gerekiyor. Oya, derneğin bu deneyim, çevre ve birikiminden de faydalanıyor. Bu aşamada, tüm projelerin iletişim faaliyetlerini senkronize bir şekilde yapmak çok zor olmasına rağmen Oya bunu gayet iyi götürüyor.

Gönüllülerimiz, eskiden gönüllümüz olup şu an profesyonel hayatlarına devam edenler gibi iletişim alanında bize destek veren birçok insan var. Strateji, lobi faaliyetleri, operasyon aşamalarında hepimiz birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Gücümüzü de bu kolektif yapımızdan alıyoruz. Operasyonlar ve koordinasyon aşamasında Oya da çok aktif.

Özel sektörden STK’ya geçen biri olarak gençlerin STK’larda çalışmalarıyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz? Ne gibi fırsatlar yakalayabilirler?

Aslında ben STK ile başlayıp ardından kurumsal hayata geçmiş biriyim. Şu anki işime sivil toplum sayesinde sahip oldum. 2000 senesinde Özürlüler Vakfı’nda engelliler alanında çalışmaya başladım. Pazarlarda çorap satıyorduk. Görme engelli oldukları için para alıp verirken olumsuz şeyler yaşamalarına engel olmak için yanlarında bulunuyorduk. Sonra çeşitli dernekler içinde farklı görevler almaya başladım ve dedim ki “Ben kariyerimi sivil toplum alanında inşa etmeliyim”. 2004 senesinde “Reha İstanbul” diye çok büyük bir proje yaptık. Bu projeyi dört genç sıfır bütçeyle hayata geçirdik. Bu fuar sayesinde ilk iş teklifimi aldım. Bu önemli deneyim bana pazarlama ve kurumsal iletişimin kapılarını açtı.  Çok güzel bir kariyerim var bu kariyerin ilk adımı gönüllülükle başladı.

Tekrar STK’ya dönüşünüz nasıl oldu?

Hiç bırakmadım, çünkü sivil toplumdan beslenmeye devam ettim. Profesyonel hayatta çalışan herkesin bilmesi gereken bir şey var: Gönüllülük tek taraflı bir ilişki değil. Beslediğiniz kadar besleniyorsunuz da. Hem kişiliğinize hem de profesyonel birikiminizle fayda sağlamanın tadına varmış bir insan olarak gönüllülüğü asla bırakmadım.

Uzun yıllardır sivil toplum alanında çalışan biri olarak birçok projeyi tanıma şansım oldu, “İlk Fırsat” son dönemlerde gördüğüm en iyi projelerden biri diyebilirim.  İçinde yer almaktan AYDER olarak çok mutluyuz. Hem gençlerin istihdam sorunu hem de STK’ların İK ihtiyacını birleştiren model bir yapı oldu. Bize çok büyük bir katkısı olduğu gibi benzer projelere de ilham vereceğine inanıyorum.  Program kapsamında eğitim ve araştırmalardan vazgeçilmemiş olması da çok büyük bir artı değer. Bu sayede toplumsal bilincin yükselmesine de katkıda bulunuyor.

OYA GÜZEL- AYDER İletişim Sorumlusu

Oya, AYDER’de neler yapıyorsun?

Alper Bey ile birlikte “İletişim Sorumlusu” olarak sosyal medya ve halkla ilişkiler, iletişim çalışmalarda görev alıyorum. Burada herkes her şeyi gönülden yapıyor ben de onlardan biriyim.

“Kariyer Kapısı” adı altında bir proje oluşturduk. Bu projenin her aşamasında bizzat görev aldım. Bu nedenle benim için önemi çok büyük. Avrupa ve Anadolu Yakası’nda birer gün olmak üzere toplamda iki gün süren proje kapsamında engelli bireylerin iş bulmasını yardımcı olmak için onları firmalarla buluşturduk. Ataşehir ve Şişli Belediyeleri sponsorumuz oldu.  Bir diğer paydaşımız da Secret CV’ydi.  Yapılan başvuruların ardında şu an ön mülakata çağrılan adaylar var. Takibimiz devam ediyor. Ekim ayında da ikincisini düzenleyeceğiz.

Bildiğim kadarıyla iletişim mezunu değilsin. Deneyiminin olmamasının yanı sıra eğitimini almadığın olmadığı bir alanda çalışmaya başlamak zor oldu mu senin için?

Uluslararası ilişkiler mezunuyum. Öğrenmeye ve araştırmaya devam ediyorum. Kurumsal iletişim, sosyal medya alanında neler oluyor, neler yapmak gerekli diye devamlı okuyorum. İşimi çok sevdim, kariyerimi iletişim alanında devam ettirmek istiyorum. Yüksek lisansımı da bu alanda yapacağım.

İlk işinde altı ayı geride bıraktım. Bu altı ayın senin açından en önemli anı neydi?

Kariyer Kapısı çok önemli bir projeydi benim için. Projenin yazılma anından itibaren tüm süreçlerinde işin içinde oldum. Social Inclusion Band’in sorumluluğunun bir bölümünü de aldım, konserleri organize ediyorum. Her gün yeni bir şeyler öğrendiğim bir yerdeyim. Her güne yeni bir heyecanla başlıyorum.

Nasıl bir kariyer hedefliyorsun?

Ben şu an AYDER’in bir parçasıyım, buranın çalışanıyım. Eylül döneminde bir değerlendirmemiz olacak. Ona göre kararımı vereceğim. İşimi ve AYDER’i çok seviyorum.  Burada ekibin bir parçası olduğumu hissediyorum.

Yeni mezun iş arayan arkadaşlarına neler tavsiye edersin?

Üniversite hayatım boyunca hep çalıştım, STK’larda gönüllü oldum. Günlük işlerde çalıştım. Şeker satmaya kadar her şeyi yaptım. Boş durmak ve pes etmek benim karakterimde de yok. O yüzden çaba göstermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Diğer gençlere de asla vazgeçmeden çok çalışmalarını ve kendilerini geliştirmelerini tavsiye ediyorum.

İlk Fırsat ile yolun nasıl kesişmişti?

Aslında ben çok geç haberdar oldum ve  “İlk Fırsat” başvurularının kapanmasına bir saat kala başvurumu yaptım.  Şu an düşünüyorum da hayatımda karşıma çıkan en iyi fırsat diyebilirim.   Hem sahada hem de ofiste görev yapıyorum.  Masanın her iki tarafını da görme imkânım olduğu için çok fazla şey öğreniyorum. Burayı sadece iş yaptığımı değil, kendimi de geliştirdiğim bir yer olarak görüyorum.  Yorulduğumu hissettiğimde hemen öğrencilerin yanına gidiyorum. Onlarla bir şeyler yapıyorum ve masama büyük bir enerji ve istekle dönüyorum.