“İlk Fırsat Aracılığıyla STK'da Çalışmak Gençleri Güçlendiriyor”

Esas Sosyal tarafından hayata geçirilen ve yeni mezun gençlere ilk iş imkânı sağlayan İlk Fırsat programı katılımcılarından Büşra Yuka, Genç Hayat Vakfı’nda Proje Eğitim Asistanı olarak çalışıyor. İlk fırsatını Genç Hayat Vakfı’nda yakalayan Büşra Yuka ve yöneticisi Uğur Gülderer ile STK’ların (Sivil Toplum Kuruluşu) gençlere sunduğu imkânları ve İlk Fırsat programını konuştuk.

Uğur Hanım bize kurumdaki sorumluluk ve görevlerinizden bahsedebilir misiniz?

Genç Hayat Vakfı 2008 yılında kurulduğundan beri vakfın genel müdürüyüm. Kuruluşumuzdan bu yana öğrenme, gelişme ve büyüme yaşıyoruz. 11-18 yaş grubu için, ergenlerle çalışan az sayıdaki STK’lardan biriyiz.

Şu anda daha çok genç istihdamı, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması, gençlerin çeşitli alanlarda desteklenmesi üzerine çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca gençleri merkeze alarak; ebeveyn, öğretmen gibi onların etrafındaki grupları da çalışmalarımıza dahil ederek, gencin yüksek yararını gözetiyoruz. Şu anda Gençlik ve Spor Bakanlığı’yla birlikte 6 ilde yaptığımız bir araştırma 15-24 yaş arası okumayan ve çalışmayan gençlere odaklanıyor. Tüm bu işlerin planlanması, kurgulanması ve uygulanmasında çok keyifle 8 yıldır çalışıyorum.

Gençlerin STK’larda çalışması konusunda ne düşünüyorsunuz? Bir STK’da çalışmak gence nasıl katkılar ve faydalar sağlar?

Gençlerin daha profesyonel hayata atılmadan, üniversite dönemlerinde gönüllü yapabilecekleri bir işle tanışması çok kıymetli. Eğer genç böyle bir şeyi yapamıyorsa, imkânı yoksa mezun olduktan sonra bir STK’da çalışmak kendini tanıması için iyi bir fırsat olabilir. STK’lardaki muhasebe, iletişim, bilgi teknolojileri gibi destek pozisyonlarda çalışmak özel sektöre geçişe hazırlık olabileceği gibi STK’nın doğrudan çalışma alanıyla ilgili çalışmalar da önemli deneyimler kazandırır. Burada kast ettiğim STK’da çalışmanın özel sektöre hazırlık olması değil elbette, ancak buradaki deneyim kesinlikle özel sektör için de değerli. Elbette gençlerin çalıştıkları STK’nın çalışma alanı üzerinden sosyal ve toplumsal farkındalık kazanması da çok büyük önem taşıyor.  

 Peki, siz STK’da çalışmaya nasıl başladınız? Nasıl böyle bir tercihte bulundunuz?

Özel sektörde belli bir yere geldikten sonra toplumsal konularda bir şeyler üretme isteğim hep vardı. Yurtdışında yaşarken uzaktan medya aracılığıyla Türkiye’yi izleyip ülkem için neler yapabileceğime kafa yormaya başlamıştım. Döndüğümde de bir STK’da çalışmaya başladım. Daha sonra ise Genç Hayat’ın kurulmasında kurucularla birlikte çalışma fırsatım oldu. Gençlik çalışmaları gerçekten yaptığınızın sonucunu çok çabuk gördüğünüz bir alan. Gençlerden yetişkinlerle olduğundan çok daha hızlı yol alıp, çok daha hızlı geri dönüş alıyorsunuz. Gençlerin potansiyellerini görmelerine fırsat verebilecek çalışmaların parçası olmayı gerçekten çok seviyorum. Aslında İlk Fırsat’ın yaptığı da bu: Program gençlere potansiyellerini görebilmeleri için bir yıllık bir zaman, zemin ve ortam sunuyor. STK’lar da katılımcıların kendilerine olan yolculuklarına eşlik ediyor. Başardıkları şeylerden bahsederken bile kendilerini tanımayla ilgili çok önemli adımlar atıyorlar.

Büşra, senin buradaki görev ve sorumlulukların neler? Kuruma ne gibi katkıların oluyor?

Proje asistanı olarak çalışıyorum. Asistan olarak, yürütülmekte olan ya da başlayacak projelere destek veriyorum. Genellikle her çalışmada aktif olarak bulunmaya çalışıyorum, bu da bana daha fazla şey öğrenme fırsatı sunuyor. Bu şekilde her konu hakkında bir fikrim oluyor, vakıftaki pozisyonları ve görev tanımlarını daha net anlayabiliyorum. Hem bu, hem de sahada olmak beni çok besleyen ve motive eden şeyler. Burada kurguladığımız projeleri sahada da birebir solumanın da deneyim kazanmak için bulunmaz fırsat olduğunu düşünüyorum.

Başladığın gün ile bugüne baktığımızda arada ne gibi bir fark görüyorsun?

Açıkçası iş hayatına başlamaktan çekiniyordum. Staj yaptığımız yerlerde çalıştığımız insanlardan bize empoze edilen şey iş hayatının acımasız olduğu gerçeğiydi. Bu yüzden biraz ürkek adımlarla başlamıştım. Ama İlk Fırsat sayesinde STK’da çalışmanın beni desteklediğini ve daha da güçlendirdiği düşünüyorum, korkmadan ve daha cesaretle bir şeylere atılabiliyorum. Hem profesyonel hem de sosyal anlamda kendimi çok geliştirdiğimi görüyorum. Buradaki en ufak bir sohbet bile çok öğretici aslında, sürekli yeni bakış açıları kazanıyorum.

Şu ana kadarki süreçte edindiğin en önemli deneyim nedir?

En önemli deneyimim Fındık Bahane Projesi diyebilirim. Bu, fındık bahçelerinde çocuk işçiliğini önlemeye yönelik bir proje. Projenin öncesinde, hazırlık sürecinde çok fazla emek harcadık. Sahada büyük bir sorumluluk almak güzel bir deneyim oldu. Tabii koordinatörlerimiz her zaman telefonun diğer ucundaydı ama sahadayken sorumluluk büyük oranda sizin omuzlarınızda oluyor. Bu kadar hareketli saha ortamında olmak bana çok şey kattı. “Fındık Bahane” sayesinde çok fazla kişiyle tanışma, bir arada olma fırsatım oldu ve bu da insan ilişkileri konusunda bana çok fazla şey kattı.

Bundan sonraki süreç için kariyer hedeflerin neler?

Uzun vadede düşündüğümüzde özel sektörde çalışmayı da deneyimlemek istiyorum. Farklı çalışma kültürlerini deneyimlemenin kariyer planımı oluştururken bana büyük yararı olacağını düşünüyorum. Sektör olarak ise şu an için aklımda yönetim danışmanlığı var.

Yeni mezun arkadaşlarına iş arama süreçleri için neler önerirsin?

Yeni mezun psikolojisini de bildiğim için bence inançlarını hiçbir zaman kaybetmemeleri gerektiğini kesinlikle söyleyebilirim. İstediklerinin arkasında dursunlar, çabalasınlar, peşini bırakmasınlar ve asla pes etmesinler. Önlerine çıkan her fırsatı kovalamaya çalışsınlar. Onun dışında üniversitede olanlar için stajlar ve gönüllü çalışmalar çok büyük fırsatlar sunuyor. Üniversitede gönüllülük yapıyor olmasaydım şu anda burada olamazdım. Üniversite sırasında gönüllü ve sosyal çalışmalarda rol almanın nerede olmak istediklerini anlamaları için gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum.